|
|
ANKH
Eski Mısırlıların
kullandığı hiyerogliflerdeki anlamı ‘yaşam’ dır.
En çok tanrıça İsis’in elinde
tutulmuş şekliyle görülür.
Ayrıca ‘Nil’in Anahtarı’ olarak ta bilinir.
|
|
|
HİYEROGLİF
Yunanca ‘kutsal
oyma’ demektir. Mısır dilinde ‘tanrının sözleri’ deyiminin çevirisidir. Mısır
hiyeroglif yazısı bilinen en eski yazılardan biridir ve bazı yazıtlar M.Ö.3000
öncelerine kadar gider. |
|
|
DOĞRULUK TÜYÜ
Tanrıça Maat’ın
devekuşu tüyünden olan doğruluk tüyü ile ölünün kalbi terazinin kefelerine
konur. Eğer, kalp tüy ile dengede kalırsa, ölü ahirette ölümsüz yaşama hak
kazanır. Çünkü tüy kadar hafif yürek, günah ve şeytanın yükünü taşımıyor
demektir. |
|
|
SCRAB (bokböceği)
Eski Mısır’da kutsal
sayılan, bu uygarlığın takılarında ve resimlerinde sık sık işlenen kutsal
bokböceği (scrabaeus sacer), Mısırlıların kozmogoni anlayışında da bir simge
olarak yerini almıştır; dışkı topağı Yer’i, bu topağı oluşturan bokböceği
Güneş’i, hayvanın üç çift bacağındaki 30 bölüt ayın 30 gününü temsil eder. |
|
|
KANOPİK KAVANOZ
Eski Mısırlılar
tarafından mumyalama işlemi sırasında ahrete gidecek olan ölünün iç
organlarının konulduğu kaplar. Kavanozlar ya kireç taşından oyulur ya da
çömlekten yapılırdı. Biz beze sarılan iç organların her biri ayrı bir kavanoza
yerleştirilirdi. |
|

|
|
HORUS’UN DÖRT OĞLU
Sol baştan say;
Imsety, Duamutef, Hapi, Kebsenuef. Mumyalanmış bedenlerle özdeşleştirilen dört
kanopik kavanozun kişiselleştirilmiş haliydi. Osiris’in
vücudunun parçalarının koruyucularıdır ve bundan sonra ölülerin vücutlarının
koruyucuları olmuşlardır. | |
|
|
|
FLABELLUM
Bu görkemli yelpaze
önemli törenlerde kullanılırdı. Yelpazenin yavaşça hareketi kralın nefesinin
muhafazasının simgelemek amacıyla ve de öteki hayatta havayı tazelemek amacıyla
dizayn edilmişti. Tavuksusu gibi büyük kuşların tüylerinden yapılırdı. |
|
|
DJED SÜTUN
Djed Sütun doğruluk
tanrıçası olan Maat ile birlikte görülen istikrarın sembolüydü ve Osiris’in
sembolik bir omurgasıydı. Sütunun üst kısmında, sütuna bağlanması için
halatların geçeceği yerler vardır. Bazı betimlemelerde ortadaki olukta,
Horus’un her iki gözü de olur ya da sadece kırmızıya boyanırdı. Diğer iki halat
yeri ise, siyaha boyanır ya da yere sabitlenirdi. Sütun, uçurtmanın ve ona
bağlanmış yükün rüzgârda savrulmasını önleyen bir araçtı. |
|
|
BA
Kişinin karakterini,
kişiliğini simgeleyen, öldükten sonra bedenden ayrılan ruh.
Ruh olarak ba Mısırlıların ölüm sonrası inanışına
göre, beden öldükten sonra yaşamaya devam eden kişinin bir görünüşüydü. Bazen,
diğer dünyadaki ka’ya katılmak için
mezardan uçmakta olan kuş başlı bir insana benzetilirdi. |
|
KA
Ölümden sonra ka bedenden ayrıldıktan sonra, yaşan ve
ölü kişiyi birbirinden ayıran ruhsal oluşumdu. Her yönden ölen kişiye
benzemekteydi. |
|
|
HORUS’UN
GÖZÜ
Horus’un gözü
tanrıça Wadjet ile kişiselleştirilmişti ve Ra’nın Gözü (Udjat) olarak ise Eski
Mısır’da koruma ve kraliyet gücünün sembolüydü. |
|
|
URAEUS Dik bir biçimde durmuş
tükürmekte olan Mısır kobrası biçiminde tasvir edilmiş bu sembol Eski Mısır’da
bağımsızlığı, kraliyet ailesini, tanrıları ve tanrısal otoriteyi temsil ederdi. |
|
|
DESHRET Eski Mısır’da Aşağı Mısır’ın
Kırmızı Tacının resmi ismiydi. Deshret aynı zamanda bal arısının simgesiydi.
Hedjet (Yukarı Mısır’ın Beyaz Tacı) ile birleştirilince Pschent (Çifte Taç)ı
oluştururdu.
|
|
|
HEDJET Eski Mısır’da Yukarı Mısır’ın Beyaz
Tacının resmi ismiydi. Bu taç bazen tanrıça Nekhbet in simgesi olan beyaz
akbaba ile yan yana tasvir edilmiştir. Deshret (Yukarı Mısır’ın Kırmızı Tacı)
ile birleştirilince Pschent (Çifte Taç)ı oluştururdu.
|
|
|
|